Embed

MAVİ dir aşk.

Sen;k geçti. Yerle bir olmuştu her şey. Olmazsa
lmazlarım; il

AŞK'a  düşen renk   mavidir.

Masmavi  .

Mavidir ördüğü kazak yarine.
Nazar boncuğudur Aşkı...

Kara gözlü olsa da
mavi gözlüm  diye saklar yüreğinde..

AŞK'a düşen renk  mavidir  

Pembe düşler  mavidir.
Yosunlardan,   kırçiceklerine,
güneş'in doğuşuna vardır,
mavi

Koyumavi olsa da güneş-batımı,
maviliklerdir yürek de kalan.

Baksanız ya,

"Aslolan yaşamdır" diyen mavi gözlü devadam Nazım
yoldaşım, karım, sevgilim, kardeşim, anam,  kolum, bacağım.demiş.
Erguvanlarla  beslemiştir;
miniminnacık kadınına
 şiirlerini.

Aşksız bir yaşam olabilir mi?

Sardunyalarla örtülü pencerededir, aşkın rengi..

 Köylü güzelinin pazeninde   kırçiçekleri  açar.
  saraylının ipek-kadifedir entarisi;
 kırmızı rujlu,
kırmızı güllü..
Yakar.
 
AŞK seslenirken ipektir  harfleri,
 buzdan  notalara dizilmişse,
ayrılık vardır.

Uçurtmalar diyarına doğru yol aldığı da gerçek..

 Aşk'ı  tanrılar diyarlarında arayanlarda vardır,

Divan Edebiyatı'nda aşık,
 kadını fidan boylu, beyaz tenli, gül yanaklı
 tanrısal bir resme yapıştırırken ,
acımasız, bencilliğini soyar!

Nedense kavuşamayan aşklar da   
 kötü,   sarışındır aşkkadını  .
Erkek ise mağdur.

Hep kandırılan soyulan
Siyah-beyaz filmlerde kadıncıktır !...

Aşk Kadını Leyla,  Aşk Erkeği Mecnun'dur hep .
Nedense yollara Mecnun düşer.

 Aşkın yaşı- başı olmaz.
Aşkkk.Nelere kadirsin.
 yıldızlı tüllerle  güne başlanır .
 maviliklerde yok olursun.

Ayrılık rengin koyumavidir..
acılar , hüzünler.
Ruhununun  sancılarını kemiklerin seslerinde
Duyar-sın .

Ne büyük bir acıdır bu ya rabbim!..
 Yaşamadan da olmaz ki.

Aşk'ı   yaşamayan  evrimini tamamlamamıştır!
  
Aşk vücudunun giysisini söker  
Çıplaklıktır  .  
Tümlüktür,  beden - ruh .
<******> Kanaviçe gibi işlersen aşk mavidir.

Yağmurda sırılsıklam olmanın hazzıdır
beyaz yıldızları yağdırır..
altın yapraklar örter yüreğini..
erguvanlar parfümündür..
papatyalar gelinliğindir

Aşk mavi yolculuktur  .
Çiçeği de yabani   papatyadır,
ya da  sürgün çiçeği  lotus  .

Zira aşk bir sürgündür! .
Korkularda başlar yolculuk.
Kaçamazsın.

Yüreğindeki kuşun kanat çırpmasıdır ilk anları..
Gözbebeğinin kahkaha atması.
Güzelleşmektir .
Danstır  .
Renktir

Bazen Çaykovski ya da
Rodrigo'nun Konçertosu'nda
Hüznün dansıdır  .
 
Bir şiire, resme,  bir çocuğun gözlerine aşık olunur .
O aşk başkadır!...

 Aşkı besleyen beden-ruh buluşmasıdır.
Büyüsü budur.
Platonik aşklar mum gibidir,  eriyiverir

Aşk dokunmaktır.

Gerisi hikayedir
kelerim, yargılarım...

Nasıl bir şeydi, bu beni böyle yağmalayan. Şimdi karşı durmuyorum Sana, nasılsa
buluyorsun bir yolunu ve sarmalıyorsun içimi dışımı. Ayak seslerini duyuyorum
hangi yöne gittiğini bilemeden. Ben yaşanmış bir aşkta eski yaralarıma
yanıyorum, Sen yaralarına benden sevda sürüyorsun. "Belki"lerden,
"ihtimal"lerden, "keşke"lerden medet umuyorum, Senin belki de yabancısı olduğun
düşler büyüterek...

Ben, suretine değil, aslına dokunma ihtimallerinde mutlu oluyordum.
Ben seninle, aynı coğrafyada yaşayabilme ihtimalinden huzur buluyordum.

Şimdi, bilinci küflerinden kurtulmuş bir yürekle, süresi diğer aşklardan çok
daha uzun olacak bir aşkın ömrünü anlatıyorum, Sana dair yazılanlarda...

Şimdi, bir sayfa dolusu cümlelerle; bir imkansızlığın mucizeye dönüşünü
anlatıyorum...

Şimdi, bozgun sonrası imkansız bir zafer kazanan bir orduyum, bir yenilgide
zafer ne kadar anlam taşıyorsa o kadar anlamlaşıyorum...

Şimdi ben, dağıldıkça kurulan yeni düşlerde Sana bakıyorum… Umut; hep var olacak <******>
çünkü...

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !